MUHASEBE BİLGİSİ
MÜFREDATI
ÜNİTELER:
1-
Muhasebe
Bilgisi,
2-
Defterler
Bilgisi,
3-
Defter
Tutma,
4-
Genel Kültür
Konuları.
(İnsanlık kavramı, insan millet, yurt sevgisi, diğer milletlerin örf ve adetlerine saygı gösterme,Sürekli barış için milletlerarası tedbirler, İyilik ve güzellik, Sermaye ve piyasa Atatürkçülükte sermayenin yeri,devletin yeri, yabancı sermaye Devletin kredi politikası, Ekonomide akılcılık, bilim, teknoloji ve planlamanın yeri konuları ünitelere dağıtılarak 7 saat süre ile işlenecektir.
KONULAR:
1-
Muhasebenin
tarifi ve mahiyeti,
2-
Muhasebenin
amacı,
3-
Muhasebenin
faydaları,
4-
Muhasebenin
işletmedeki yeri.
5-
Ticari
belgeler,
6-
Alışveriş
belgeleri,
7-
Fatura ve
fatura yerine geçen belgeler,
8-
Senetler,
9-
Bordrolar,
10- Beyannameler,
11- Defter tutmanın genel
esasları,
12- Defter çeşitleri,
13- Günlük perakende satış ve hasılat
defteri,
14- Defter tutma yükümlülüğü bakımından esnaf
ve sanatkarların durumu.
15- Maliyet hesabının önemi,
16- Maliyetin hesaplanması.
MUHASEBE BİLGİSİ
Sevgili öğrenciler, sizlerle bu dersimizde 48 saat süre ile Muhasebe Bilgisi dersini işleyeceğiz. Ancak derin teknik konularına geçmeden önce, biraz hepimizin konumunu biraz bilginin gerekliliğini irdelememizde fayda vardır. Bütün bilgiler insan içindir. O halde önce insan nedir? Sorusunu cevaplayalım. İnsan canlı varlıklar içinde en üstün olma vasıflara sahiptir. Düşünce adamları insanı, toplumsal bir varlık, içgüdüsel bir varlık, seven , hoş gören bir varlık, ve onu diğer canlılardan ayıran en büyük özelliği ile akıl sahibi olmak vasıfları ile incelemişlerdir.
Biz, İnsanı akıl sahibi ve toplumsal olma özellikleri ile İnsanı incelediğimizde, maddeye şekil verebilen, tasarımlar yapabilen, elleri ile üretebilen ve tüm bunların sonucunda kendini bir bütün olarak ifade edebilecek sanat ve kültürü oluşturabilen bir varlık olarak görürüz. Zaten insan bu özellikleri ile hayatı ve kendisini anlayabilmeyi öğrenmiştir.
Akıl sahibi olmak özelliği ile bin yıllardan beri ihtiyaçlarını giderebilmek için aletler yapar, üretir ve bunu kolaylaştırmak için diğer insanlarla birlikte yaşar. Bu insanın toplumsal bir varlık olma özelliğinden kaynaklanır.
Toplu yaşamak içgüdüsü ve yardımlaşmak arzusu ile diğer insanlarla bir arada yaşayan insan bunun gereklerini de yerine getirmelidir. Toplum hayatı da birey hayatına benzer, bir kişinin bir organı (gözü, midesi) arızalı ise kişi bir bütün olarak rahatsızdır. Aynı şekilde toplu yaşayan insanların bir kesimi, açlık, yoksulluk ve benzer rahatsızlıklar içinde ise toplumun tamamı rahatsız ve mutsuzdur.
İnsanın birey ve toplum olarak mutlu olmasının iki genel çıkar yolu vardır. Bunların birincisi daha çok çalışmak, ikincisi ise insanları sevmektir.
İnsan merkezden dışa doğru büyüyen halkalar şeklinde sevgi yetisine sahiptir. Kendini, ailesini, şehrini, ülkesini, ve bütün dünya insanlarını sever.
Sevgi paylaşıldıkça çoğalan tek olgudur. İnsanlar birbirlerini sevdikçe de daha mutlu olurlar ve ihtiyaçlarını daha kolay bir şekilde karşılayabilirler.
Sevgi içinde yapılan toplumsal faaliyetler de daha çok anlam kazanır. Yapılan kültür ve estetik faaliyetlerden tutun, ekonomik çabalara kadar, öğrendiğimiz tıp, meslek öğrenimi, İş güvenliği, İşletme bilgileri, Muhasebe bilgileri ve diğer bütün bilgiler sevgi ile birlikte insanları amaçlarına daha çabuk ve daha kolay ulaştırır. İnsanları mutlu eder
İşte Muhasebe Bilgisi dersimize bu duygular ve bu amaçlar ışığında başlayacağız.
Muhasebenin Önemi: Her tacirin verimli çalışıp çalışmadığını kontrol etmesi gerekir. Ekonomik faaliyetleri düzenli takip etmesi ve gelişmelere hazırlıklı olması gerekir. İşletme için alınan tedbirlerin yeterli olup olmadığı en iyi muhasebe kayıtlarının incelenmesi ile görülür. Muhasebe Bir faaliyet dönemi içerisindeki kıymet hareketlerini ifade eder
Muhasebe:İşletmede bir dönem içerisindeki mali hareketlere ilişkin bilgilerin ilgili defterlere kayıt edilmesi ve yıl sonunda işletmenin kara girip girmediğini kontrol etmek, işletme sahibine ve ilgili kişilerin yararına bilgi sunan çalışmalardır.
Muhasebede dört temel unsur bulunmaktadır. Bunlar:
1- Kaydetme; Para ile ifade edilebilen kıymet hareketlerinin sistemli bir şekilde belgelere dayanarak kanuni defterlere yazılmasıdır.
2- Sınıflandırma (bölümleme) Toplanan belgeleri tarih sırasına ve özelliklerine göre bölümlere ayrılarak yönetime yararlı olabilecek şekilde düzenlenmesidir.Örnek. senetler bir bölümde paralar başka bir bölümde takip edilir
3- Rapor Etme: Bölümlenmiş bilgilerin kullanacak kişilerin amaçlarına uygun hale getirilerek daha faydalı hale getirilmeleridir, Örnek; mizan, bilanço, gelir- gider tablosu
4- Yorumlama: Muhasebe raporlarında yer alan bilgilerin anlamını ve olaylar ile sonuçları arasındaki ilişkinin araştırılmasını ifade eden bilgilerdir. Diğer bir ifade ile muhasebede geçen rakamların çeşitli analiz teknikleri ile konuşturulması ve buna göre işletmenin gelecekteki yatırım hedeflerinin tayin edilmesinde yöneticilerin kullandığı bilgilerdir.
MUHASEBENİN
FAYDALARI
Muhasebe işletmenin amacına ulaşması yolunda önem taşıdığı gibi kanuni zorunluluk olması bakımından da ayrıca önemlidir. Ülkemizde kazancın vergilendirilmesi konusunun yaygınlaşmamış olması nedeni ile vergi kaçakçılığının önüne geçilememektedir. Alışverişlerin belgesiz yapılması da bu konunun uzantısıdır.
Günümüzde her kuruluş, her işletme, gerek özel gerekse resmi faaliyetlerinde bir şekilde muhasebeden yararlanırlar. Kanunda tarif edilmiş her ticari işin düzenli bir şekilde muhasebeleştirilmesi ve devletin ilgili görevlilerine gösterilmesi zorunluluğu vardır.Bu bilgiler ışığında Muhasebe kişi ve işletmeler aşağıdaki faydaları sağlar.
Muhasebenin Faydaları
1- Muhasebe işletmenin mali durumu, verimliliği hakkında bilgi verir,
2- Özellikle imalat yapan kişilerin yaptığı imalatın maliyetinin bilinmesini sağlar,
3- İşletme dışındaki kişilerle olan ticari ilişkiler hakkında bilgi verir. Borç alacak durumunu gösterir.
4- İstatistiki bilgilere göre işletmenin geleceğine ait bilgiler verir, dolayısı ile geleceğe ait programları düzenler
5- Mali ve iktisadi konular hakkında yönetici ve sorumluların zamanında bilgi sahibi olmalarını sağlar.
6- Belgeleme özelliği ile Ticari anlaşmazlıkların çözümüne yardımcı olur.
7- İşletmenin verimi ve karlı mı zararlı mı çalıştığı hakkında bilgi verir.
8- İşletme sahiplerinin birçok ticari konuda bilgi sahibi olmalarını sağlar,
9- Vergilerin zamanında ve doğru olarak tespit edilmesine yardımcı olur.
Muhasebeden yeterli düzeyde fayda sağlamak için ticaret belgeleri ve kayıtlardaki rakamların, gösterilmen hesapların doğru, açık ve anlaşılır olması gereklidir. Bunun için kamu ve özel işletmeler TEK DÜZEN HESAP PLANI ( tek düzen muhasebe) uygulaması zorunludur.
MUHASEBENİN AMAÇLARI
Faydalarından da anlaşılacağı gibi işletmelerin hedefleri farklı da olsa Muhasebenin amaçları genellikle aynıdır.
Muhasebenin Genel
Amaçları
1- Tacirler kendileriyle iş ilişkisinde olan diğer tacirlerin durumlarını muhasebe kayıtları ile daha iyi bilirler,
2- Yapılan ticari bir teşebbüste, sahip olduğu değerleri tespit etmek, kontrol etmek ve görülen eksiklerle ilgili tedbir almak muhasebe ile mümkün olur,
3- İşlem ve çalışmaların sonuçları muhasebe ile daha çabuk ve daha doğru alınır,
4- Gerektiğinde (daha çok anlaşmazlık durumlarında) ilgili belge ve bilgiler muhasebe kayıtlarından mahkemelere gösterilerek sonuca ulaşılır.
Vergi Usul Kanunu Yönünden Muhasebenin
Amaçları
1- Muhasebe mükellefin vergi ile ilgili servet, sermaye ve hesap durumunu tespit eder,
2- Vergi ile ilgili faaliyet ve hesap sonuçlarını tespit eder,
3- Vergi ile ilgili işlemleri belirtir,
4- Mükellefin hesap kayıtları yardımıyla ( emanet değerler dahil) üçüncü şahısların vergi durumlarının kontrol edilmesine yardımcı olur.
MUHASEBENİN İŞLETMEDEKİ
YERİ
Mal ve hizmet üreterek insan ihtiyaçlarını karşılamak üzere faaliyet gösteren yerlere işletme denir.Bütün işletmeler üç genel amaçla faaliyet yaparlar, bu amaçlar
1- Kar etmek,
2- İşletmenin devamını sağlamak,
3- Topluma hizmet etmek,
Bütün işletmeler faaliyete başlarken bu faaliyetlerinin uzun vadeli olmasını düşünürken, kar amacı da güderler. Faaliyetler sürerken ürettikleri mal veya hizmetleri de insanlara sunarak topluma hizmet etmiş olurlar. Günümüzde ekonomik faaliyetlerin çeşitliliği nedeni ile ihtiyaçlarımız da artmıştır. Bütün bu ihtiyaçlarımızı takas ekonomisi dönemlerindeki gibi tek başımıza sağlamamız mümkün olmadığından her alandaki işletmeler toplumun vazgeçilmez parçalarıdırlar.
İşletmeler belirtilen önemleri ile amaçlarına ulaşabilmeleri için hesapları bakımından iyi örgütlenmeleri ile mümkündür. Hesap organizasyonu yönetimler tarafından gerçekleştirilir. Bu organizasyonda İşletmenin Muhasebesi aşağıdaki şekilde bölümlere ayrılır.
1- Genel Muhasebe,
2- Maliye Muhasebesi,
3- İşletme İstatistikleri,
4- İşletme Bütçeleri.
İşletme Bilgisi dersinde İşletme çeşitleri geniş bir şekilde görüldüğünden o konuya girmeden, İşletmenin çeşidi ne olursa olsun her işletmede Muhasebe önemli bir bölümdür.
Çünkü muhasebe; belirli bir anda sahip olunan varlıkları, bu varlıklar üzerindeki hakları, borç ve sermayenin değerini gösterir.
Varlık: İşletmenin sahip olduğu ekonomik
değeri ifade eder,
Sermaye: İşletme sahiplerinin varlıklar
üzerindeki haklarını ifade eder,
Borçlar: Üçüncü şahısların varlıklar üzerindeki haklarını ifade eder.
İşte muhasebenin temel amacı işletmelerin mali ve ekonomik durumlarını ifade etmektir. Bu bakımdan müteşebbislerin işletmedeki en önemli kontrol araçları muhasebedir.
* * *
Birinci Ünitemize başlarken, sevgi ile insanların daha mutlu olacaklarını, sevgi sayesinde kurulacak olan daha iyi insan ilişkileri ile ihtiyaçlarını daha kolay sağlayacaklarını söylemiştik. Ancak bu söylenenlerin gerçekleşmesi için barışın sadece bizde olması yetmez.Ülkemizin bulunduğu dünya bölgesinin de barış içinde olması, hatta teknolojik ulaşım ve iletişim araçları ile birbirine çok yaklaşmış olan dünya insanlarının da barış ve sevgi içinde bulunması gerekir.
Farklı, kültür, örf, adet ve gelenekler içinde yaşayan dünya insanları birbirlerini tanıdıkça, ilişkilerini arttırdıkça birbirlerini severler. Bu bakışla uzağımızda yaşayan insanları da sevmemiz insanlık görevimizdir.
Dünya tarihine kısa bir bakışımız, kin nefret ve savaşların insanları mutsuz ettiğini, acılar içinde bıraktığını görmemize yeterlidir. Bu nedenle kin ve nefret yerine sevgi, savaş yerine barışı istemek her insanın hakkı ve bu uğurda çalışmak zorunda olduğu görevidir. Milletler arası kuruluşların, dünyanın güçlü ülkelerinin, dünya barışı için yapacakları elbette daha fazla şeyler vardır.
Din, dil, ırk, cinsiyet, ve diğer farklılıklar insanların birbirine karşı düşman olmalarına neden değildir ve olmamalıdır.
Zaten insanlık ailesine mensup toplumların geçirmiş oldukları aşamalar itibariyle, her toplumun kendi kültürü içinde medeni olduğu gerçeği gözden uzak tutulmamalıdır.
Biz de ait olduğumuz medeniyet nedeni ile bütün insanları yaratandan ötürü hoş görebilmek düzeyinde bulunmaktayız. Bu bilgilerden sonra Ticari Belgeler Ünitemize geçiyoruz.
TİCARİ BELGELER
Ticari belgeleri tanımadan önce Ticaret nedir? Sorusuna cevap vermemiz gerekir.
Ticaret: Kişi ve kurumların kar etmek
amacıyla üretilen mal ve hizmetlerin bir bedel karşılığında ve devamlı olarak
alıp-satma faaliyetlerine ticaret denir.
Bunun yanında farklı alanlarda ticaretin tanımı farklı biçimlerde yapılmıştır. Bunlardan bazıları şöyledir.
Hukukta Ticaret: Kar amacıyla mal ve hizmet alıp satma işidir.
Ekonomide Ticaret: Malların kıymet ve faydasını arttıran üretici bir faaliyettir.
İktisat açısından Ticaret: Bireyler arasında mal ve hizmet değişimidir.
TİCARETİN
SINIFLANDIRILMASI
Coğrafya
bakımından Ticaret
1-
İç
Ticaret: Bütün alım satımların
memleket sınırları içinde vatandaşlar tarafından yapılmasına
denir.
2- Dış Ticaret: Ulusal sınırlar aşılarak diğer memleketlerle yapılan ticarettir.
Üçe ayrılır
a) İhracat: Kendi sınırlarımızda üretilen malların dış ülkelere satılmasıdır. Gelişen ülkelerin hedefi üretimi arttırıp malları dış ülkelere satarak döviz kazanarak yatırım yapmaktır.
b)
İthalat: Kendi sınırlarımızda bulunmayan malların
dış ülkelerden satın alınmasıdır.
c) Transit Ticaret: Bir ülkeden diğer bir ülkeye gidecek malların bir kısmının ulusal sınırlarda bir müddet kalmasıdır. Ülkeye döviz kazandırması bakımından önemlidir.
Satın Alma Bakımından Ticaret
1- Toptan Ticaret: Üreticilerden aracı kurumlara yapılan büyük ölçüdeki satışlardır. Bu işi yapanlara toptancı denir.
2-
Yarı Toptan Ticaret: Üretici ve toptancıların hem satıcı hem de
tüketicilere yaptığı satışlardır.
3- Perakende Ticaret: Doğrudan tüketicilere yapılan satışlardır. Bu satış çeşidinde üretici veya aracılar satışı tüketiciye yaparlar.
Kanunlar Bakımından Ticaret
Ticaretin kanunlara uygun yapılmasıyla ilgili düzenlemeleri kapsar. Anlaşmazlıkların hangi yollarla çözüleceğine ait çalışmaları takip eder. Ticaretin hukukla ilgili kısmıdır.
1-
Serbest Ticaret: Yürürlükteki kanun ve tüzüklere
uyularak herkes tarafından yapılan
ticarettir.
2- Sınırlanmış Ticaret: Halkın genel sağlığını korumak amacıyla ve diğer sebeplerle, bir memleketin mal ve hizmet ticaretinin yapılması kanunlarla sınırlandırılmış ticaretidir. Burada amaç, bütünlüğü ve kamu düzenini sağlamaktır.
3-
Tekel Altına
Alınmış Ticaret: Ulusun korunması, düzenli yaşaması ve bunun devamı için
devlet bir kısım işleri ve bunlara ait ticareti kendi üzerine almıştır.
Kanunlarla düzenlenmiş olan bu işleri kamu kurum ve kuruluşları yapabilir.
Örnek: TCDD. İşletmeleri, Merkez Bankasını para basması, PTT. Hizmetleri
devletçe Tekel altına alınmıştır.
TİCARETİN
SINIFLANDIRILMASI
Tacir: Ticari bir işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir. Bir kişinin tacir sayılması için aşağıdaki şartları taşıması gerekir.
1- Ticari bir işletmenin var olması,
2-
Ticari işletmenin işletilmesi,
3-
Ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına
işletmesi.
Tacirler kanun karşısında kişilik olarak ikiye ayrılır:
a) Gerçek Kişi Tacirler,
b)
Tüzel Kişi
Tacirler: Tüzel kişi sayılan ticaret şirketleri ile ticari bir işletme
işleten devlet, vilayet, belediye gibi kamu tüzel kişileri tarafından kurulan
işletmeler ile derneklerin kurdukları işletmelerdir. Örnek: Ziraat Bankası,
Etibank, TC. Şeker Fabrikaları gibi.
Vergi Kanunları Bakımından Tacirler
Vergi kanunları bakımından tacirler iki sınıfa ayrılır.
Birinci sınıf Tacirler
1- Birinci Sınıf Tacirler: Satın aldıkları malları olduğu gibi ve işledikten sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı 65. 000 YTL.yi veya satışlarının toplamı 85.000 YTL.yi aşanlar,
2- Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir yıl içinde elde ettikleri gayri safi iş hasılası ....................YTL.yi aşanlar,
3- Bir ve ikinci bentlerde yazılı işlerin birlikte yapılması halende, ikinci bentte yazılı iş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı 65.000 YTL.yi aşanlar,
4- Her türlü ticaret şirketleri,(Adi şirketler iştigal çeşidi yukarıdaki bentlerden hangisine giriyorsa o bent hükümlerine tabidir.)
5- Kurumlar vergisine tabi olan diğer tüzel kişiler, birinci sınıf tacir sayılır.
6- İhtiyari olarak bilanço esasına göre defter tutmayı tercih edenler birinci sınıf tacir sayılır.
İkinci
Sınıf Tacirler
İşletme hesabına göre defter tutan ve aşağıdaki özellikleri taşıyanlar ikinci sınıf tacir sayılırlar,
1- Vergi usul kanununun 177. maddesinin dışında kalanlar,
2- Kurumlar vergisi mükelleflerinden işletme hesabı esasına göre defter tutmalarına Maliye Bakanlığınca müsaade edilenler,
3- Yeni işe başlayan tacirler, yıllık iş hacimlerine göre sınıflandırılıncaya kadar ikinci sınıf tacir gibi hareket edebilirler.
Tacirlerin Sınıf Değiştirmesi
Tacirler birinci sınıftan ikinci sınıfa veya ikinci sınıftan birinci sınıfa geçiş yapabilirler. Buna göre:
Birinci sınıftan İkinci Sınıfa Geçiş
İş hacmi bakımından birinci sınıfa dahil olan tacirlerin durumları aşağıdaki şartlara uyduğu takdirde, bunlar bu şartların tahakkukunu takip eden hesap döneminden başlayarak ikinci sınıfa geçebilirler. İkinci sınıf tacir olmanın şartları şunlardır.
1- Bir hesap döneminin iş hacmi VUK.nun 177. maddesinde yazılı hadlere göre %20 yi aşan bir oranda düşük olursa,
2- Arka arkaya üç dönemin iş hacmi kanundaki hadlerden %20 ye kadar bir oranda düşük olursa, tacir birinci sınıftan ikinci sınıfa geçiş yapar.
İkinci Sınıftan Birinci Sınıfa Geçiş
İkinci sınıfa dahil tacirlerin iş durumları aşağıdaki şartlara uyduğu taktirde bunlar, bu şartların tahakkukunu takip eden hesap döneminden başlayarak birinci sınıfa geçerler.
1- Bir hesap döneminde iş hacmi kanundaki hadleri %20 oranında aşarsa,
2- Arka arkaya iki dönem iş hacmi kanundaki hadleri %20 oranına kadar aşarsa
3- İkinci sınıf tacirler kendi istekleri ile bilanço esasına göre defter tutmak isterlerse (ihtiyari sınıf değiştirme) sınıf değiştirirler.
Tacirin Sorumlulukları
Türk Ticaret Kanununa göre tacirlerin 2 çeşit sorumlulukları vardır. Bunlar:
Birinci Derece Sorumluluklar
1- İflasa tabi olmak,
2- Ticaret ünvanı seçmek ve kullanmak,
3- Ticaret siciline kayıt olmak,
4- Ticaret defterleri tutmak.
İkinci Derece
Sorumluluklar
1- Basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek,
2- İhbar ve ihtarlara belirli şekillerde uymak,
3- Fatura ve makbuz verme mecburiyeti,
4- Her çeşit borçlarının ticari sayılması,
5- Ücret ve cezanın indirilmesini isteyememek,
Tacirin Hakları
Tacirlerin sorumlulukları yanında kanundan doğan hakları da vardır. Tacir hakları Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili kanunlarla güvence altına alınmıştır. Tacir hakları şunlardır.
1- Ücret isteme hakkı,
2- Faiz isteme hakkı,
3- Faiz oranını serbestçe tayin etme hakkı
4- Gecikme faizi alma hakkı,
5- Oda seçimlerine katılma hakkı.
Tacirlerin
Yükümlülükleri
Tacirlerin genel sorumluluk ve hakları dışında çeşitli kamu kurumlarına karşı yükümlülükleri bulunmaktadır. Bunlar:
Maliyeye Karşı
Yükümlülükler
1- İşe başlama bildirimi,
2- İşi bırakma bildirimi
3- İş ve konu değişikliği bildirimi,
4- Defter tutma yükümlülüğü,
5- Beyanname verme Yükümlülüğü
6- Vergi levhası asma yükümlülüğü,
7- Ödeme kaydedici cihaz kullanma yükümlülüğü,
8- Vergi karnesi alma yükümlülüğü,
9- Katma değer vergisi yükümlülüğü,
10- Stopaj yükümlülüğü,
Sosyal Sigortalar Kurumuna Karşı
Yükümlülükler
1- İş yeri bildirgesi
2- Sigortalı işe giriş bildirgesi
3- Aylık sigorta prim bildirgesi
4- Dört aylık sigorta prim bildirgesi
Bağ-Kura Karşı
Yükümlülükler
1- Bağ-Kur giriş bildirgesi
2- Bağ-Kur basamak seçimi
3- Basamak yükseltmek.
Diğer Kurum ve Kuruluşlara Karşı
Yükümlülükler
Belediyelere Karşı Yükümlülükler: İlan ve Reklam Vergisi, Eğlence Vergisi, Haberleşme Vergisi, Elektrik ve Doğal Gaz Tüketim Vergisi, ve tatil günlerinde Çalışma Ruhsatı Harcı adı altında vergi alınmaktadır.
Ticaret Siciline Karşı Yükümlülükler; Tacirler ticaret siciline kayıt olmak zorundadırlar.
Meslek Kuruluşlarına Karşı Yükümlülükler: Doktorlar tabipler odasına. Avukatlar baroya, Esnaf ve Sanatkarlar Esnaf derneklerine, kaydolmak zorundadırlar.
Bölge Çalışma Müdürlüğüne Karşı Yükümlülükler: Tacirlerin işletmelerine işçi alma ve çıkarma durumlarında Bölge çalışma Müdürlüklerine bir ay içinde bildirimde bulunmak zorundadırlar.
TİCARET YERLERİ
Alım ve satıma konu olan her türlü mal ve hizmetin yapıldığı (pazarlandığı) yerlere ticaret yerleri denir.
İhtiyaç sahipleri ticaret yerlerinde her türlü ihtiyaçlarını karşılarlar. Ticaret yerleri genellikle aşağıdaki gibi sınıflandırılabilir.
1- Dükkan: Küçük çapta ticaret yapanların satacakları malları içine koydukları veya küçük çapta hizmetlerin yapıldığı yerlere dükkan denir.Örnek: Bakkal, terzi, demirci, kuru yemişçi dükkanı vb.
2- Mağaza: Dükkana göre daha büyük olan ve her türlü mal ve hizmetin toptan, yarı toptan ve perakende olarak satıldığı yerlerdir. Son zamanlarda mağazalar fazla sayıda personel ile büyük veya çok katlı binalarda birçok şehirde şubelerle birlikte hizmet vermektedir. Bunlar mağazalar, süper, hiper, mega market veya alışveriş merkezi olarak da isimlendirilmektedirler.
3- Depo ve Antrepo: Belli bir ücret karşılığında ticari mal ve maddelerin saklandığı, konulduğu, açık veya kapalı yerlere ardiye, ardiyenin kapalı ve daha büyüğüne ambar veya depo denir. İthal edilen ve yurt dışından satın alınan fakat gümrük işlemleri tamamlanmamış veya gümrük resmi ödenmemiş mallar ile transit olarak geçecek olan ticari malların korunması için kullanılan, genelde kiralanan depolara antrepo denir. Antrepolar genellikle İstanbul, Mersin,Trabzon gibi liman şehirleri ile Uluslar arası hava limanlarının bulunduğu illerde yapılır.
4- Pazar: Şehir ve kasabalarda her gün veya haftanın belli günlerinde belediyeler tarafından belirlenen yerlerde her çeşit malın alıcısına ulaştığı yerlerdir. Pazarlar genellikle bir çeşit mal üzerine kurulurlar Örnek: Sebze pazarı, hayvan pazarı, balık pazarı, buğday pazarı gibi
5-
Panayır:
İl ve ilçelerde belediyelerce belli
zamanlarda birkaç gün veya birkaç hafta devam eden, özel yerlerde kurulan ve
büyük Pazar biçiminde olan yerlerdir.
6- Sergi ve Fuar Yerleri: Çeşitli bölge ve ülkelerin özelliklerini veya kültürel faaliyetlerini yansıtan o bölgeden getirilen malların tanıtıldığı,gezip görüldüğü, ve satış için belli bir süre malların kaldığı yerlere denir. Örnek: Resim sergisi, Karpuz sergisi, gibi. Sergilerden daha büyük çapta, ulusal veya uluslar arası nitelikte düzenlenen pazarlara da fuar denir. Örnek: İzmir Enternasyonal fuarı, İstanbul TÜYAP Kitap Fuarı gibi.
TİCARETHANELER
Türk Ticaret Kanununa göre Ticari İşletme; Ticarethane, fabrika veya ticari şekilde işletilen müesseseler olarak gösterilmiştir.
1-
Ticarethane: Ticaret yerleri gibi her
türlü alam-satımın yapıldığı daha büyük yerlerdir.
2- Ticari işletmeler: Kar amacıyla faaliyet yapan yerlerdir. Örnek: Kıymetli evrak çek, bono vb. alım satım yerleri, imalat yapan yerler, Matbaa vb, yerleri, Tiyatro sinema otel, vb Sigorta işleri, Acente, komisyon, vb, işleri yapılan yerler ticari işletmelere örnektir.
3-
Fabrika: Ham madde veya diğer malların makine veya
teknik araçlarla işlenerek yeni ürünlerin meydana getirildiği yerlere fabrika
denir.
TİCARET ARACILARI
Ticaret işlerinde satıcı ile alıcıyı birbirine yakınlaştıran aralarında uzlaşma sağlayan kimselere ticaret aracısı denir.Bunlar;
1-
Komisyoncular: Belli bir ücret karşılığında kendi adına
veya müvekkili hesabına sözleşme yapabilen, mal alıp satma işinde aracılık
yapabilen kişiye komisyoncu denir.
2-
Tellal: Alıcı veya satıcıya devamlı
bağlı olmadan bir ücret karşılığında ticari işlere ait sözleşme yapabilen,
ticarette aracılık etmeyi meslek edinmiş kişilere tellal
denir.
3-
Acente: Ticari mümessil, ticari vekil veya satış
memuru gibi sıfatları olmadan bir sözleşmeye dayanarak, belli bir yer veya
bölgede devamlı olarak o işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmeyi
meslek edinmiş kişiye denir.
4-
Diğer aracılar: Tacire bağlı yardımcılardır. Örnek: ticari
vekil, seyyar tüccar memuru veya satış mağazası memuru gibi.
TİCARET BELGELERİ
Ticari Belge: Ticaret hayatında güven ve düzen sağlanması bakımından
alım satımla uğraşan tüccarlar kanunların emrettiği şekilde çeşitli belgeler
kullanırlar bunlara ticari belgeler denir.
Türk Ticaret Kanunu ve Vergi Usul Kanununa göre vergiye tabi işlemler ticari defterlerdeki kayıtlara göre tespit edilir. Vergi kontrol işlemlerinin sıkça yapıldığı günümüzde bütün alışverişlerin belgesinin olması gerekir. Satışı yapan kişinin belge vermesi yasal bir zorunluluk ve vatandaşlık hakkı olduğu gibi belgeyi alan kişide de durum aynıdır. Alışverişlerin belge ile yapılması oranında devletin topladığı vergi miktarı da artar. Bu şekilde toplumun ihtiyaçları karşılanır. Bu nedenle Vergilendirilmiş kazanç kutsaldır sözü bir slogan olmanın ötesinde anlamlar taşır.
TİCARET BELGELERİNİN
ÇEŞİTLERİ
Ticaret belgeleri özelliklerine göre:
1- Alış-Veriş belgeleri,
2- Fatura ve Fatura yerine kullanılan belgeler,
3- Senetler,
4- Ulaşım belgeleri,
5- Bordrolar,
6- Beyannameler,
7- Diğer belgeler. olmak üzere çeşitlere ayrılırlar.
Alış-Veriş
Belgeleri
1- Sipariş Mektubu: Malın gönderilmesi veya hizmetin yapılması için yazılan mektuplara denir. Teklif mektubu özelliğini de taşır. Siparişler telefonla mektupla veya günümüzde internet üzerinden yapılabilmektedir. Satıcı mektupta yazılı özellikteki malları gönderirse alıcı bu malları almak zorunda kalacaktır.
2- Sipariş Kabul Mektubu: Sipariş alan firmaların olumlu veya olumsuz cevap vermeleri veya teklif edilen şartların değişmesine ait ticari bir mektuptur. Örnek: Alıcı satın alacağı mal miktarını, fiyat ve kalite değişikliği ister, satıcı da bu değişikliklere ait bir cevap verir.
3-
Mal Gönderme Mektubu: Satıcının alıcıya göndermeyi kabul
ettiği siparişleri bildiren mektuptur. Bu mektupla, fatura, sigorta taşıma
belgeleri de gönderilir.
4-
Mal Teslim Alma Mektubu: Satıcının gönderdiği malın alıcıya
ulaşmasından sonra alıcının iş yerinde veya nakliyat ambarında siparişin
şartlara uygunluğunu, tutarının satıcıya gönderildiğini belirten mektuptur.
Genellikle teşekkür de belirtir, varsa eksiklik veya anlaşmazlık konuları da
yazılır.
Faturalar
Fatura: Satılan mal veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı miktarı göstermek
üzere malı satan veya işi yapan tarafından düzenlenerek müşteriye verilen ticari
bir belgedir.
FATURADA BULUNMASI GEREKLİ
BİLGİLER
1- Faturanın düzenleme tarihi, seri ve sıra numarası,
2- Faturayı düzenleyenin adı, varsa ticaret ünvanı, iş adresi, bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarası,
3- Müşterinin adı ticaret ünvanı, adresi, varsa vergi dairesi ve hesap numarası,
4- Malın veya işin nevi, miktarı, fiyatı ve tutarı,
5- Satılan malların teslim tarihi ve irsaliye numarası,
Mal satıcı veya alıcı tarafından taşındığı taktirde, yerine ulaşması sırasında mal veya hizmet için sevk irsaliyesi düzenlenir. Fatura malın teslimi veya hizmetin yapılmasından sonra en geç 10 gün içinde düzenlenir.)
6- Faturanın maliye bakanlığı ile anlaşma yapmış olan bir matbaa tarafından
bastırılmış ve notere tasdik ettirilmiş olması gerekir.
FATURA DÜZENLEMENİN
ŞEKLİ
1- Fatura sıra ve seri numarasına göre düzenlenir. Bir işletmenin farklı kısım veya şubelerinde aynı numaralı faturalar düzenleniyorsa bu faturaların birbirinden ayırt edilebilmesi için, kısım veya şubenin ismi veya özel işareti konulmalıdır.
2- Fatura mürekkeple, makine ile veya kopya kurşun kalemle doldurulur,
3- Fatura en az bir asıl bir suret olmak üzere 2 nüsha doldurulur 2 den fazla düzenlenecek ise fazla suretlere kaçıncı nüsha olduğu yazılır,
4- Faturanın 1. nüshasında iş/işletme sahibinin adına imza atmaya yetkili olanlardan bir kişinin imzası bulunur,
5- Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren en çok 10 gün içinde düzenlenir,
FATURA KULLANMA
MECBURİYETİ
Vergi usul kanunun 232. maddesi fatura kullanmak zorunda olanları belirler.Buna göre;
1-
Birinci ve İkinci sınıf tüccarlar,
2-
Serbest meslek erbabı,
3-
Götürü usulde vergiye tabi olan tüccarlar,
4-
Defter tutmak zorunda olan çiftçiler,
5-
Vergiden muaf esnaf,
Sattıkları mal veya yaptıkları iş için fatura vermek ve aldıkları mal için fatura
istemek mecburiyetindedir.
FATURA ÇEŞİTLERİ
Kullanma yerleri ve düzenleme şekillerine göre faturalar 7 çeşittir. Bunlar;
1-
Bayağı (Adi) Fatura: Satıcıların peşin alışverişler için
düzenledikleri faturadır,
2-
Gönderme Faturası: Satıcıların başka
şehirlerdeki müşterilerine sipariş mektubu üzerine mal ile birlikte
gönderdikleri faturadır,
3-
Orijinal Fatura: Uluslar arası ticarette
kullanılan mal ve hizmet satışları için kullanılan ilgili ülkenin konsolosluğuna
onaylatılan faturadır.
4-
Genel Fatura: Satıcılar tarafından
ödenecek miktarları topluca gösteren faturaların düzenlenerek alıcılara
gönderdikleri faturalardır.
5-
Geçici Fatura: Tahmini olarak düzenlenen fiyat ve malın
özelliklerine ait hususların alıcıya teklif mahiyetinde düzenlenen faturalardır.
6-
Komisyoncu Alış Faturası: Ticarette
komisyoncuların alıcıları adına aldıkları mallar için düzenledikleri faturadır.
7-
Komisyoncu Satış Faturası:
Komisyoncuların satıcılar hesabına sattıkları mal ve hizmetler için düzenlenen
faturadır.
FATURA YERİNE KULLANILAN BELGELER
Vergi Usul Kanununun 233. Maddesi 1. ve 2. sınıf tüccarlar ile defter tutmak zorunda olan çiftçilerin fatura vermek zorunda olmadıklarını, satışları ve yaptıkları işlerin bedellerini perakende satış belgesi ile belgeleyeceklerini belirtir.Bu belgeler;
1- Perakende satış fişleri,
2- Makineli (yazar kasa fişi) kasaların kayıt ruloları,
3- Giriş ve yolcu taşıma biletleri.
Perakende satış fişi, yazar kasa fişi ve yolcu taşımı biletlerinde, işletme ve mükellefin adı, düzenleme tarihi, ve alınan para miktarı gösterilir. Sıra numarasına göre 2 nüsha olarak düzenlenir.
GİDER PUSULASI
Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile defter tutmak zorunda olan serbest meslek erbabı ve çiftçilerin düzenledikleri belgelerdir. Bu kişiler;
1- Kazançları götürü usulde tespit edilen tüccara,
2- Kazançları serbest şekilde tespit edilen serbest meslek erbabına,
3- Vergiden muaf esnafa,
Bir iş yaptırdıklarında veya ondan bir mal aldığında 2 nüsha gider
pusulası düzenlerler. İşi yapan veya malı satan kişiye imzalatırlar. Gider
pusulası yukarıdaki maddelerde yazılan kişilerden alındığında fatura yerine
geçer.
GİDER PUSULASININ DÜZENLENMESİNDE DİKKAT
EDİLECEK HUSUSLAR
1- Gider pusulasında, işin adı, cinsi, adedi, miktarı, fiyatı, tutarı, toplamı, tevkif edilen verginin net miktarı, işi/malı satan ve alanın adı soyadı, adres, varsa vergi dairesi, hesap numarası, pusulanını seri ve sıra no. su ve düzenleme tarihi bulunur.
2- Maliye Bakanlığı ile anlaşmalı matbaalara bastırılır, notere tasdik ettirilir.
3- Gider pusulası en az iki nüsha düzenlenir.Yukarıdaki bilgileri eksik olan gider pusulası hiç düzenlenmemiş sayılır,
4- İki nüsha düzenlenen gider pusulasının 1. örneği işi yan veya palı satanda kalır 2. si ise düzenleyen tarafından saklanır.
MÜSTAHSİL MAKBUZU
Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile defter tutmak zorunda olan çiftçiler, götürü usule tabi veya vergiden muaf çiftçilerden mal satın aldıklarında, ödeme sırasında iki nüsha müstahsil makbuzu düzenler, Tacir makbuzlardan birini malı satan çiftçiye verir, diğerini de çiftçiye imzalatarak, kendisi saklar. Müstahsil makbuzunu tüccar veya çiftçi adına hareket eden de imzalayabilir. Müstahsil okur yazar değilse şahsi mühür veya parmak mühürü kullanabilir. Müstahsil Makbuzunda;